Eski Diyarbakır Fotoğrafları
Diyarbakır, sadece taşlardan ibaret bir şehir değildir;
her bir taşı bir hikâye fısıldayan, binlerce yıllık bir hafızadır. Bugün
modernleşen çehresiyle bizi karşılasa da, siyah-beyaz karelerin içine
sızdığımızda karşımıza bambaşka bir dünya çıkar.
Bir fotoğrafa bakarsınız; devasa bazalt taşlarından örülmüş o görkemli surların önünde, başlarında puşileriyle yürüyen insanları görürsünüz. O zamanlar teknoloji bu kadar hayatımızın içinde değilken, samimiyet sokakların her köşesindeydi. Surların heybeti, o günün insanının vakarıyla birleşir, ortaya bugün bile hayranlıkla izlediğimiz bir tablo çıkardı.
Eski Diyarbakır fotoğraflarına baktığımızda dikkatimizi
çeken en önemli detaylardan biri de o meşhur "küçeler"dir. Daracık
ama bir o kadar da geniş gönüllü insanların yaşadığı o sokaklar...
Fotoğraflarda çocukların tozlu yollarda oyun oynayışını, kapı önlerinde oturan
komşuların sohbetini görmek, aslında neyi özlediğimizi bize hatırlatıyor: Gerçek
bir mahalle kültürü.
Siyah-beyaz karelerde Dicle Nehri, bugünkünden çok daha
coşkun ve berrak görünür. Hevsel Bahçeleri’nin o dönemki doğallığı, nehir
kenarında dinlenen insanlar ve suyun kıyısında kurulan sofralar... Bu
fotoğraflar bize doğanın ve insanın bir zamanlar ne kadar büyük bir uyum içinde
olduğunu kanıtlıyor.
Siyah-beyaz kareler insanı içine çeken vesikalardır. Mekana
ait olan aidiyetimizi güçlendirir. Eski
Diyarbakır fotoğrafları, değişimin hızına inat, "biz buradaydık ve
böyleydik" diyen sessiz birer çığlık gibidir.
0 yorum:
Yorum Gönder