Kuzulu-Suşehri-Koyulhisar (Sivas)
Hava soğuk; kıştan kalan karların erimesi ve yoğun yağışlar, bastığınız toprağı bir sünger gibi doyurmuş. Zeminin altında, Kretase döneminden kalma volkanik andezitler ve tüfler, suyun etkisiyle mukavemetini yitirmiş durumda. Toprak artık sadece toprak değil; "sıvılaşmış ve akmaya hazır" bir kütle.
Birden, 150 km doğudaki küçük bir sarsıntı o hassas dengeyi bozuyor. Siz o an, yamacın en üstünde, 1650 metre rakımda "Z" harfi şeklinde dev bir yarığın açıldığını göremiyorsunuz. Ama saniyeler içinde, 15 milyon metreküp malzemenin—koca bir dağın—üzerinize doğru saniyede 6 metre hızla aktığını hissediyorsunuz.
Bu sadece bir toprak kayması değil; KAF'ın dik
yamaçlarında dengesini yitiren bir jeomorfolojik felaket.
Vadideki 21 ev saniyeler içinde yutuluyor; 15 can ve 375
hayvan o devasa birikim konisinin altında kalıyor.
Heyelan malzemesi Fındıcak deresinin önünü kapatıyor ve
geçici bir heyelan gölü oluşuyor. Doğa, bölgenin haritasını birkaç dakikada yeniden
çiziyor.
Felaketin birkaç gün sonrası yarıkların ve birikim
alanlarının üzerinde yürürken, insanın doğa karşısındaki kırılganlığını
iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Coğrafya burada sadece bir peyzaj değil;
bizzat hikayenin, bazen de felaketin kendisidir.
0 yorum:
Yorum Gönder