Munzur Gözeleri
Sırtınızı karlı zirvelere yasladığınızda, ayaklarınızın altında toprağın damarlarından boşanarak çıkan o buz gibi serinliği hissedeceksiniz. Munzur Gözeleri, sadece bir su kaynağı değil; doğanın kendi küllerinden ve kayalarından doğurduğu, süt beyazı bir senfonidir. Vadinin içlerine doğru kıvrılan yolda, rüzgarın taşıdığı taze kekik kokusu burnunuza çalınırken, suyun kayalarla girdiği o amansız ama bir o kadar da ahenkli kavgasına şahitlik edeceksiniz. Burası, coğrafyanın hem en sert hem de en şefkatli yüzüdür; her bir gözeden fışkıran damla, toprağın derinliklerinden gelen bir nefes gibidir.
Adım adım ilerlediğiniz bu coğrafyada, Ovacık’ın o sonsuz düzlüğü ile Munzur Dağları’nın heybetli duruşu arasında sıkışmış bir vaha karşılar sizi. Gözleriniz, suyun rengindeki o berrak turkuazdan köpük köpük beyaza dönüşen geçişleri izlerken, deklanşöre her bastığınızda bir efsaneyi dondurduğunuzu hissedeceksiniz. Akıp giden sadece su değil, zamanın kendisidir; vadinin dar boğazlarında yankılanan ses ise doğanın en saf halinin çığlığıdır. Bu albüm, Düzgün Baba coğrafyasının kutsal sessizliğinde gürül gürül akan yaşam kesitinin yıllar öncesine uzanan hatırasıdır
0 yorum:
Yorum Gönder